AnaSayfa > Murat KILIÇ > Akıl mı? Duygu mu?...

Akıl mı? Duygu mu?...

İnsanın yaratılıştan gelen ve onu diğer canlılardan ayıran bir takım özellikleri vardır. Görme, duyma, koku alma, tat alma ve dokunma gibi duyularımızdan bahsetmiyorum. Bu duyuların bir şekilde tüm canlılarda olduğunu söyleyebiliriz. Burada izah etmeye çalışacağım insan olmamızı sağlayan akıl ve duygularımızdır.

23.Mayıs.2016 Pazartesi 11:23
A A A

Başlıktaki soruyla karşılaşsanız, nasıl cevap verirdiniz diye hiç düşündünüz mü? Bunu biraz daha genişleterek sorayım. Sizce insanlar duygularına mı, yoksa akıllarına göre mi hareket ederler? Hemen cevapladığınızı duyar gibiyim. Elbette ki, akıl diyorsunuzdur. Evet, haklısınız olması gereken de bu zaten! Ama maalesef günlük hayatta aklını ikinci plana atan insanların çokluğunu görünce siz de eminim benim gibi şaşırıyorsunuz…

              Bildiğiniz gibi bir önceki yazımda, şehrin gelişmişlik göstergesinden bahsederken trafiğin önemini vurgulamaya çalışmıştım. Bu konu ile ilgili olarak yine trafik üzerinden örnek vermenin bahsettiğim gelişmişliğe katkı sağlayacağını umut ediyorum. Ayrıca belirtmek de fayda gördüğüm bir hususta neden trafik üzerinde bu kadar yoğunlaştınız sorusuyla sıkça karşılaşmamdır. Aslında bunun cevabı çok basit. Sadece bilinmesi gereken 3 rakamla bu soruya cevap verilebilir. Nüfus, Hane ve araç sayıları arasında yapacağınız analizle cevabınız hazırdır. 2016 yılı ilk çeyreği TUİK verilerine göre Türkiye, yaklaşık 79 milyon nüfus, 20 milyon hane ve 20 milyonu biraz geçmiş motorlu kara taşıtına sahiptir. Dolayısıyla her hanede en az bir araç bulunmakta ve hane halkı bir şekilde karayoluna çıkarak trafiğe katılmaktadır. Kısaca, bu hane halkına ulaşırsak şehrimizi tertemiz yapamaz mıyız?... 

              Konumuza dönecek olursak, televizyonda izlediğimiz haberlerde, trafik kazası nedeniyle insanların öldüğünün ve sürücün de alkollü olduğunun bildirildiğini varsayalım (Temennim hiç olmaması yönündedir.). Hepimizin, sürücü hakkındaki ifadeleri sanırım buraya taşınamayacak ağırlıkta olur. Hatta “alkollü araç kullanılır mı?” diye sürücüyü suçlarız. Bunun nedeni, alkollü araç kullanmanın trafikte büyük tehlikelere yol açtığını bilmemizden kaynaklanır. Dolayısıyla aklımızı kullanarak hatayı buluruz ve suçlu olan sürücüyü yargılamaya başlarız. Haberleri izledikten sonra ise konuyu bir daha düşünmeyiz veya gündemimize almayız. Bu defa diğer haberin duygu yoğunluğunu yaşamaya başlarız.

               Evet, gördüğünüz gibi haber izlenirken hepimiz akıllarımızı kullandık. Diğer haberin yayınlanmasıyla dikkatimiz başka bir yöne kaydı. Biraz daha ileri gideyim, belki de bir müddet sonra sürücünün düştüğü hataya biz de düşebiliriz. Yani alkollü araba kullanabiliriz. İçinden “evet haklısın ben de aynı hatayı yapmıştım” diyenlerinizin çoğunlukta olduğunu düşünebiliyorum. İşte burada asıl noktaya ulaşıyoruz. Haberleri izlerken aklımızı kullanan bizler, neden ertesi gün aynı hatanın esiri olabiliyoruz? Çünkü aklımızı kullanmasını bilmiyoruz. Duygularımızla hareket ediyoruz. Her iki durumda da aklını kullanan birinden beklenen, bulduğu hatayı kendisinin yapmamasıdır. Bu yüzden olması gereken akıl, ancak var olan duygudur…

              Bir daha ki yazım tarih ağırlıklı olacaktır… Sağlıcakla… 

Bu haber 666 kez okunmuştur

Yorumlar
YORUM EKLE
Henüz yorum yapılmamış.