AnaSayfa > Prof.Dr. Jana Jabbour > Türkler, Avrupa ile eşit ortak olmayı istiyorlar...

Türkler, Avrupa ile eşit ortak olmayı istiyorlar...

Türkiye, AB üyeliğini erteleyerek, ülkenin hak ettiği uluslararası yerini reddetti.

12.Ekim.2017 Perşembe 05:23
A A A

Geçtiğimiz yıl yenilgiye uğratılmış darbe girişimi sonrasında Türkiye ile bazı AB ülkeleri arasında gerginlik arttıkça bazı siyasiler, özellikle de Almanya'da, Avrupa Parlamentosu tarafından yapılan görüşmelerin rafa kaldırılmaması bağlamında üyelik müzakerelerini durdurmayı önerdi.

Avrupa Konseyi, önümüzdeki ay Macaristan, Finlandiya, Litvanya ve İrlanda gibi bazı üye ülkeler görüşmelerin askıya alınması konusundaki Alman önerilerine açıkça karşı çıkmasına rağmen Türkiye'nin isteklerini görüşecek.

AB-Türkiye ilişkileri yıllarca gergin ve AK Parti'nin 16 yıl önce iktidara gelmesiyle daha da gerginleşti.

Bir yanlış anlama var, Avrupalılar Türkiye'nin emellerini çok iyi anlıyorlar.

Avrupalılar, Türkiye'yi, Osmanlı İmparatorluğu'nu yeniden kurmak, İslamcı bir politikaya götüren bir gücü ne pahasına olursa olsun empoze etmek isteyen bir güç olarak, genişleyebilir bir güç olarak görmekteler.

Gerçek şu ki, Türk politikasına, AK Parti'nin benimsediği politikaya bakarsak, Başkan Erdoğan ve hükümetinin istediği şey, Türkiye'yi uluslararası alandaki büyüklüğüne layık bir yer haline getirmek ve ona hak ettiği yeri vermektir.

Tüm Türkler, Avrupalılar tarafından eşit bir ortak olarak tanınmalılar.

Avrupalılar Türkiye'nin uluslararası konumunu inkar etmeye ve Erdoğan'ı ‘Otoriter, İslamcı’ bir cumhurbaşkanı olmakla suçlamaya devam ediyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de aralarında bulunduğu Avrupalı ​​liderlerin, ihtiyaç duyulduğunda AB'ye hayır demeye cesaret eden Doğu, güçlü ve güçlü bir liderin kabul edilmesinde zorlanıyorlar.

Günümüzde yalnızca genel olarak AB ve Batı için temel bir rol oynayan Orta Doğu ve Doğu liderleri var.AB liderleri mazeret bulmaya devam ediyor.

Türkiye hiç Avrupalı olmadı ve hatta Türkler AB üyesi olmak istemiyorlar.

Gerçekte, Türkiye'de e-resepsiyoncılığın yükselişi AB'nin 'Turcscepticism'e tepkisine normal bir yaklaşım.

Anti-Türkiye dalgasının yükselişi sadece Almanya'da değil, Fransa'da da arttı.

Bugün Fransa'da, medyada, hatta edebiyatta ve Türkiye üzerine yazılmış kitaplarda, net bir anti-Türkiye dalgası görebiliriz.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Merkel'den daha pragmatik davranıyor ve Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını desteklemediğini söylüyor çünkü Türkiye'nin bir kenara bırakılmaması gerektiğini biliyor.

Macron, Türkiye'nin özellikle Suriye'deki Daesh aleyhine, ancak Türkiye'nin mülteci krizini çözmek için AB'yi teröre karşı savaşa götürmesi gerektiğini biliyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, son G-20 toplantısında olağanüstü mevcudiyetiyle ve hemen hemen tüm kıtalardaki insani yardım eylemlerine katılarak, Türkiye'yi uluslararası sahneye çıkardı.

Recep Tayyip Erdoğan dünyayı, ezilenlerin yanına çekmeyi seçti, Filistin davasını savunuyor ve son zamanlarda Rohingyalı Müslümanlar tarafında duruyor.

Bu haber 40 kez okunmuştur

Yorumlar
YORUM EKLE
Henüz yorum yapılmamış.