AnaSayfa > Güncel > Jandarmadan “Şehit ve Gazilere Saygı” konferansı…

Jandarmadan “Şehit ve Gazilere Saygı” konferansı…

Karadeniz Ereğli İlçe Jandarma Komutanı, Jandarma Yüzbaşı Erkan Bülbül, “Kim hangi işi yaparsa yapsın, bu vatanı sevmek için illa ki bir üniforma giymeye gerek yoktur. Asker veya polis olmaya gerek yoktur. Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır” dedi.

05.Nisan.2018 Perşembe 12:47
A A A

Bülbül, Mehmet Ali ve Kadri Yılmaz Anadolu Lisesi Konferans Salonunda düzenlenen “Çanakkale Zaferi ve 18 Mart Şehitler Günü, Şehit ve Gazilere Saygı” konulu konferasta, Okul Müdürü Selçuk Altın’ın sunumunun ardından yaptığı konuşmada, amaçlarının gençlere şehitlik ve gazilik kavramlarını anlatmak olduğunu belirtti.
Sinevizyon gösterileri eşliğinde Çanakkale Savaşı’nın tarihçesi ve Türk Milleti açısından önemini anlatan Bülbül, şöyle dedi:
“Çoğu sefer Türk Milleti ifadesi geçiyor. Mustafa Kemal Paşa ‘Türkiye cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti’ denir ifadesiyle bunu açıklayabiliriz. Bu ifade yaşadığımız coğrafyada bütün etnik ayrılıkları sonlandırmıştır. Biz Türkler için vatan, millet ve bayrağın anlamı o kadar büyüktür ki, onların yanında ‘Can’ kelimesinin anlamı çok küçük kalır. Onun içindir ki Türk milleti bu değerler için vatan savunmasında bir an bile tereddüt etmez. Onun içindir ki Türk Milleti bu değerlerin korunması için şehit olmaya koşarken gözünü bile kırpmaz.
Türk ulusunun Çanakkale muharebelerinde en müstesna örneğini sergilediği bu vatan sevgisi, çağları aşan bir hakikat olarak bugüne gelmiştir. Aziz şehitlerimiz ve gözümüzün nuru gazilerimiz, binlerce yıllık Türk tarihinin zaferlerle taçlanmış sayısız savaşları ile, Çanakkale’den Kurtuluş Savaşı’na, Kore’den Kıbrıs’a, iç güvenlik harekatına ve en nihayetinde 15 Temmuz’da hain darbenin önlenmesine kadar yurdumuzda ve dünyanın her köşesinde milletimizin bağımsızlığı için kanlarını dökerek üzerinde özgür ve bağımsız olarak yaşadığımız bu vatanı bizlere armağan etmiştir.”
“YİNE TARİHE TANIKLIK EDİYORUZ”
Tek bayrak, tek vatan olgusu altında, Çanakkale’de, en son Zeytin Dalı Harekatında, Afrin’e kadar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk Milletinin aynı şekilde mücadelesini, aynı azim ve kararlılıkla yürüttüğünü belirten Bülbül şöyle devam etti:
“ Tarihin her döneminde kendi içinden binlerce kahraman yetiştiren bu topraklarda bugün yine tarihe tanıklık ediyoruz. Bir örnek olayımız var. Afrin harekatında, hassa devlet hastanesinde yaşanmış bir öykü. Bunun gibi yüzlerce, binlerce, bizim de yaşadığımız olaylar var. Ben de beş ay önce Hakkari Özel Harekat’tan geldim buraya. Yeni başladım burada göreve. Hendek operasyonları, meskun mahal operasyonlarının birçoğuna özel harekat bölük komutanı olarak katıldım. İzlediğimiz videolar bize yaşadığımız olayları hatırlatıyor. Afrin’de de bunun birçok örneği var. Karşılıklı olarak ambulansın kapıları açıldığında, birbirlerine sarılmış olarak görülüyor iki askerimiz. Doktorlar telaşla evlat nasılsın diye sorduğunda, ‘beni bırakın, devreme bakın, bacağında yar var’ diyor. Arkadaşına soruyorlar, ‘ Ben iyiyim, kardeşime bakın, kolunda kırık var’ diyor.
Bu örnekler bizde çok var. Ben de yaşadım. Birçok şehit verdik, arkadaşlarımızın bazısı geri döndü, bazısı dönemedi. Bu millet fedakar bir millet. Canına tak ettiğinde kimseye boyun eğmeyen bir millet olma özelliğimiz var. Tarih boyunca vatanına ve toprağına göz dikmiş emperyalist güçlere karşı namus bildiği vatanını korurken, canını vermekten çekinmeyen aziz şehitlerimize olan sevgi, saygı ve muhabbetimiz, günümüzde de yürütülen terörle mücadele şehitlerimiz sırasında artarak devam etmektedir.”
“BİZE DÜŞEN GÖREV…”
Üzerinde huzur içerisinde yaşadığımız bu toprakları bize armağan eden şehitlerimize ve bu mücadele sırasında yaralanarak şeref dolu bir makama erişen gazilerimize ne kadar teşekkür edilse az olduğunu ifade eden Bülbül şöyle devam etti:
“Onların bu özverili davranışları sayesinde bugün ülkemizde huzur ve güven içinde yaşamaya devam ediyoruz. Hayatlarını hiçe sayarak, canını esirgemeyen böyle bir özveri karşısında bizlere düşen en iyi görev, bu emaneti en iyi şekilde taşımak, muhafaza etmek ve daha ileri götürmek için elimizden geleni yapmaktır. Kim hangi işi yaparsa yapsın, bu vatanı sevmek için illa ki bir üniforma giymeye gerek yoktur. Asker veya polis olmaya gerek yoktur. Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. Bizlere tüm dünyaya örnek olacak zaferler yaşatan, başta büyük önderimiz, başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, şanlı tarihimizdeki nice zaferleri bize armağan eden, Türk ulusunun kalbi ve vicdanında ebediyen yaşayacak olan kahraman şehitlerimiz ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum. Hayatta olan gazilerimiz ve tüm şehitlerimizin saygıdeğer ailelerine en içten saygılarımızı sunuyorum.”
“HEPSİNİN ŞEHİT OLMA AMACI…”
Son iki yıldır zorlu süreçte Diyarbakır bölgesinde yaralanan Gazi Hamza Mutlu da öğrencilerle kendi tecrübelerini paylaştı.
Askere giderken, vatani görevini bir an önce bitirip gelmeyi düşündüğünü ifade eden Mutlu, “Başta gelmek istedim ama sonra dönmek istemedim. Erkek arkadaşlarımız da gidecek. Kadınlar da rütbeli olarak gidebilir. Gaziler s adece asker değil, bazen bir anne, bazen çocuk, bazen bir er, bazen bir yarbaydır. Kalıp olarak düşünmeyin. Hepsinin şehit olma amacı aynıdır. Burada gördüğünüz bayrak içindir” dedi.
Konferansı Ereğli İlçe Emniyet Müdürü Ferdi Kuyu, Mehmet Ali ve Kadri Yılmaz Anadolu Lisesi Müdürü Selçuk Altın, öğretmen ve öğrenciler izledi. Konferansı hazırlayan askeri personel ve protokol, konferansın sonunda öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

 

      

Bu haber 249 kez okunmuştur

 

Yorumlar
YORUM EKLE
Henüz yorum yapılmamış.