AnaSayfa > Muharrem Yukarıbaş > TSO SEÇİMİNE 2 GÜN KALA...

TSO SEÇİMİNE 2 GÜN KALA...

Öncelikle herkesin mübarek kandilini kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim. Kaç gündür Ereğlimiz'de siyasi bir hareketlilik süre geldi. Seçimi son 2 güne taşıyan TSO Başkan adaylarımız alışa gelmiş bir durumu dışa taşıyarak değişik seçim propagandaları sergilediler.

13.Nisan.2018 Cuma 10:47
A A A

Genel yada yerel seçimcesine kataloglar, broşürler,tanıtım filmleri, araç kaplamalar, radyo programları gibi reklamlarla kendilerinden bahsedip,projeleriyle ön plana çıkmaya çalıştılar. Kriterler yaptılar, telefonla yada yüz yüze üye kazanma adına manevra yaptılar. Her ne kadar reklamları en iyi şekilde kullanabilen adaylarımız, alışagelmiş klişelerden de vazgeçemediler projelerinde.. Tersaneler, Üniversite, Erdemir, Çilek, Yurt dışı bağlantı gezileri, Para destek çalışmaları vs. Niyazi Özcan'dan başlayan tabandan geliyoruz lafını da hepsi diline dolayarak değişik yollarla üyelerinin rahatlıkla kapılarını çalabileceği vurgusu üzerinde durdular. Bir şiirimde geçen bir söz geldi aklıma iliştirmeden edemeyeceğim bu yazının uzantısına. " Kedisini bitmez sanan orman, ne çabuk unuttun ormanların kralı olduğumu!" Bizler bu odanın üyeleriyiz. Söz sahibiyiz. Sizler bizi temsil edeceksiniz. Ne randevusu ne kapı çalması, ne kafamı öne eğme ne de eller önde. Yok kardeşim benim felsefeme ters. Boşuna dile getirmeyin taban, ya da her üye değerli laflarını önümüze sermeyin lütfen seçim arefesinde ... Çağ eski çağ değil, Demirel'in dediği gibi herkese bir anahtar:) Çağ o çağ değil. Bizler yani üyeler reellik bekliyor, hareket bekliyor. Yeni yüz, yeni isim, yeni dinamizm bekliyor. Sizler Ereğli'de yıllarını vererek bu memlekette, bu insanlarla ticaretinizi geliştirdiniz. Mobilyayı sizden aldı, arabasını sizden aldı, nakliyesini size yaptırdı, samimi yenilikçi, farklı reel söylemlerle bu insanların önüne çıkmanız daha doğru olmaz mı? Geçmiş dönemlerden ya da mevcut TSO 'dan bu güne kadar gelirsek, seçimden sonra benim kapımı bir kere oda başkanı çalmadı çalan var mı? Menfi ihtiyaçlar dışında... Hal hatır soran var mı? İflas da ya da eşiğinde üyeye gelip ne yapabiliriz diye soran var mı? Ya da geliştirme adına önünüze birlikte hareket kapsamında iş kolu geliştirme adına proje sunan var mı? Ama gün gelir, geldi, biz biliriz Tilkinin dönüp dolaşacağı yeri. 
Bana dışarıdan gelip KOSGEB adı altında iş geliştirme seminerleri lazım değil. Kim uygular ki? Biz yaptık oluyor sonra. Ne yaptınız? İş geliştirme, üyeler arası aynı iş kollarını bir araya getirerek aktif projeler sunarak, yaparak olur. Erdemir meselesi... Evet Erdemir bu Ereğli'de dumanı tüttüren bir kuruluş.. Ereğli'ye katkısı var mı? Sosyal anlamda vefa borcunu ödüyor mu hayır! Havayı kirletiyor mu? Evet. Alanımı kullanıyor mu? Evet. Ama geçin projelerinizi buna katmaya. Çünkü sizlerde ne birlik var ne de güç. Eğer yıllardır olsaydı istikrarlı samimi gücünüz, şuan aklıma gelen bir sorun nakliyeci. Nakliyecinin derdini dinlerdiniz. Dinlediniz mi? Ben dinledim. Erdemir'e ne yapar eder nakliyeyi tekrar hareketlendirir diniz! Hiç onlarla bir kere olsun yük taşınız mı? Ben taşıdım. 
Çilek! Elin Amerikalısı bizim çileğe sahip çıkıyor parfümeri sektöründe duydunuz mu? Siz ekmeye devam edin! Daha onlarca projenizi sayar eleştirebilirim. Şuraya gelecem bana inandırıcı gelmiyorsunuz? İnanın herkese mavi boncuk dağıtmaktan yoruldum. Neden? Ticari ilişkilerde aksaklık olur düşüncesi her esnafımız gibi. Dinamik, misyon sahibi, Vatan Sever, idealist, kendini hem kültürel hem ekonomist olarak yetiştirmiş, girişken yeni bir yüz yok mu? Tecrübelisiniz! Ama eskidiniz! Doyma noktasına ulaştınız. Yapacaklarınız bu kadardı.! Üstüne koyamıyorsunuz. Eğer yeni yüz yoksa razı olacağız! O zaman ipin sonunu çekin başında ise dinamizm sahibi yetenekli insanları tutun. Gençleri koyun. Sıkıldık artık emlakçılardan, çarkçılardan, dönme dolap panayırcılardan... TSO'yu atlama tahtası olarak kullananlardan... Gerçekten Ereğli sevdalısı mısınız? Derdimizle dertlenenlerden, sevincimizle sevinenlerden misiniz? Tecrübenizi bu yeni yüz dinamik gençlerine verin. Sizin enejiniz de sinerjiniz de kalmamış kanımca. Kendi ticaretiniz sizi yormuş ya da meşgul etmekte. Neyi takip edeceksiniz ki! İşinizi mi ? işimizi mi? Bu söylemler, her insan için geçerli değildir. Elbetteki içlerinde altın gibi değerliler de var. Üstüne alınan da alınsın.
Dedim ya beni seçimden seçime hatırlayan adaylar ya da başkanlar inandırıcı gelmiyor. Ama inanmış gibi yapmak da bizim nezaketimizden... 
Olur ya seçilen roket gibi gelir, değişimin yüzünü gösterir, hareket sağlar, o zaman inşAllah bu haksız söylemlerimden dolayı utananlardan olurum. Ya da inşallah olmaz, yaşar isem 5 yıl sonra bu yazımı delil olarak kullanırım.
Hadi bakalım kolay gelsin Ereğli bir 5 yıl daha kendi yağımızla kavrulma zamanı...

Bu haber 1218 kez okunmuştur

 

Yorumlar
YORUM EKLE
Henüz yorum yapılmamış.