Yazı Detayı
12 Mart 2020 - Perşembe 23:53 Bu yazı 530 kez okundu
 
REYTİNG KATİLLERİ..
Muharrem Yokarıbaş
grafikreklamajansi@gmail.com
 
 

HABER SIKINTIMIZ YOK!

Hergün güne başlarken işimizin bir parçası haline gelen habercilik, içimize öle işlemiş ki içgüdüsel olarak yada alışkanlık mıdır nedir? Ben “Acaba bugün dünyada, ülkemizde, ilimizde ve ilçemizde haber olarak ne olacak?, Ne yazacağız ne çizeceğiz?” sorusunu sormadan edemiyorum şu günlerde. Her gün ayrı muamma ayrı haber. Haber de hiç sıkıntı çekmediğimiz bu günlerde ne arasak var maşallah. Adam öldürme, kaza, baş belası Corona, Sapık İmam, Tacizci Bakkal, Fetö, kirletilen hava, İdlib, mülteci akını vs de vs… Bu saydıklarım sadece gündemi bir hayli meşgul eden 1 kaç haftanın haber başlıkları.

HABİL ile KABİL

Bir haberci olarak bu başlıklardan, Sizler yani dürüst olan insanlar, alın teri ile karnını doyurmaya çalışanlar, iyilik peşinde koşanlar ben de sizler gibi mutluluk duymuyorum. Sınırlı sayıda nefesimin olduğu bu dünyada isterdim ki hep güzel olan haberler yapabilmek, sizlerle paylaşabilmek. Evet hayatın iki yüzü var. iyi hayat, kötü hayat. Şeytan  Melek. Habil ile Kabil. Ama bu demek değil ki doğal bişi. Allah bize en güzel nimet olan hiçbir canlıda olmayan sadece insanı insan yapan aklı bahşetmiş. Bu akıl ile iradeyi kullanma yolunu göstermiş. Ben aklımı helal ile yorar iken insanların ya da liderlerin çıkar, para, hırs, kadın, zevk sefa gibi sebeplerle diğer insanları olumsuz etkiler. Ki  hiçbir bağı olmadan dış etkenlerden yaşamını yitirenlerin, evlerinden yurtlarından ayrılmak zorunda bırakılanların, fırsatçı imamların, hiç düşünmeden tetiğe basan katillerin, dünyadan bir haber olan küçük yaştaki çocuklardan zevk hasta sapık ruhlu bakkalın, toplumu toplum yapan kutsal bayrağımızı indirmeye, vatanı vatan yapan toprağımızı bölmeye çalışan fetö kafaların, alkol alarak yola çıkan trafik katillerinin haberlerini yapmak inanın benim de hiç mi hiç hoşuma gitmiyor.

REYTİNG KATİLLERİ

Reyting evet işimiz gereği önemli. Bazen, OLANI ama OLANI , okunma sayısını etkili kılmak için çarpıcı başlıklar seçerim. Toplumun sesi kulağıyız. Başta dediğim gibi habercilikte de bir iyilerimiz var, bir de kötülerimiz. Bugün bakıyorum haberlere utandım haberci olmamdan ne yalan sölim.  Sapık İmamı ele alalım. THE İMAM. Toplumun anahtar rolünü taşıyan, hem ahirette hem dünyada kurtuluş yollarımızı gösteren, Kur’an-ı Kerimin ışığı olan,  iyiliği öğreten örnek insan modeli. Bu rolü özümsemeyip taşıyamayan kişinin ahlaksızlığı sapıklığı elbette yazılmalı çizilmeli, zevk uğruna para uğruna üstlendiği kimliğini kirleten, ailesinin onurunu, şerefini düşünmeden ayaklar altına alan bu sapık beyinlerin ismi, cismi, resmi yayınlanabilir. Ama ya diğer mağdur olan 13 ile 16 yaşında akılları oturmamış çocukların yaşına bakılmadan alenen her şeyin noktası virgülüne kadar, reyting görerek yazılması çizilmesini de hazmedemiyorum. Evet bugün kötülerin günü. Beni eleştirecekler biliyorum. Haberci duygusal olmamalı, haberci her şeyi yazar. Sen gazeteci misin? Vs.. Ben insanım! 13-16 yaşında akılları oturmamış çocukların ileriki yaşamlarını etkileyecek olan şeyleri apaçık yazamam kardeşim. Bugün bilmeden yaptığı yarın pişmanlık duycağı şeylere basında yer veremem. Bırakın o kanunda adalette resmi kağıtlarda kalsın. Toplumun içinde gizli kalsın. Diğer haber. Sapık Bakkal! Küçük çocuklardan zevk duyan hasta ruhlu beden. İlkokul ortaokul çağında daha ifadeleri alınırken neyin ne olduğunu bilmeyen, işe oyun gibi bakan çocukların bir ismini vermediğiniz kaldı. Neden? Reyting. ÇOK OKUNUR düşüncesi. Sitem hit yapar. Haberin de bir yazılma şekli şemali var. Mağdur olan kişinin hak ve hüviyetlerini korumak önemli. 18 yaş altı kişilerin kimliklerinin gizliliği de önemli. Siz akıllı basın  ne yaparsınız peki? İsim vermez, resim göstermez ama yazdıklarınızla mağdurun yerini belli edersiniz. Birde olanı yazmak var dedim. Mağdur bir iki kişi siz diğer şahit olarak giden çocukları da aynı mağduriyeti yaşamış gibi aynı kefenin içine koyarsınız? Neden? Reyting.  Ya bu çocukların hiç mi sosyal çevresi, okul çevresi yok. Tüm arkadaşları taciz edilmiş çocuk gibi bakacak. Ya tacize uğrayan çocuk bir gün büyüyecek aklı erecek. Ya sonra ki sonuçları? Kalıcı zihinsel hasar.  Toplumdan kendini dışlama. Belki bugün çok okundun ama yarın bir ömür içinde yara olarak taşıyacak bir kimlik oluşturdun. Bir insanı öldürdün. İyi mi ettin Kötü mü ettin gazeteci? 

HER İNSAN BİR DÜNYA

Bir de hava kirliliğimiz vardı unutmadan. Başta dediğim gibi sayılı nefesimiz ile yaşamak zorunda bırakıldığımız haber başlığı. Ereğlimiz’de Türkiye’de hava kirliliğinden dışarı çıkıp gezebilmek  bile sağlımız açısından tehlikeli bulunan bir raporumuz var. Neden solumak zorunda bırakılıyorum. Hayat benim. Ben bu hayatta nefes aldıkça bu dünya var. Öldüğümde hiçbir şey yok. Her insan bir dünya. Sizin dünyanızda çok para, çok kar elde etmek var iken, benim dünyama tecavüz edip beni zehirlemeye hakkın yok. Peki sorum  size de gelsin. İyimisiniz? Kötümüsünüz?

Diğer başlıkları size bırakıyorum artık. Yatarken bir soru soralım mı kendimize.

İYİMİYİZ? KÖTÜMÜYÜZ?

 
Etiketler: REYTİNG, KATİLLERİ..,
Yorumlar
Haber Yazılımı