24 Eylül 2026 - Perşembe

FONZİ...

Enflasyonun nasıl bir bela olduğunu, piyasa profesyonelleri haykıra haykıra anlattılar...

Yazar - Mehmet Sinan ÖZÇELİK
Okuma Süresi: 5 dk.
Mehmet Sinan ÖZÇELİK

Mehmet Sinan ÖZÇELİK

mehmetsinanozcelik@gmail.com -
Takip EtGoogle News

Ahlak ve enflasyon arasındaki ters korelasyon korkutucu.

Masal bu ya, tüm etik değerlere sahip bir kahranımız var diyelim, onu öyle bir odaya koyuyorsunuz ki gün geçtikçe eriyor, kasları, kütlesi...bir süre sonra bakmış, yarı yarıya küçülmüş.

Tek bir çaresi var, odanın diğer ucunda zayıf ve güçsüzlere ayrılan yerden beslenmek, o da bir süre sonra onlara ayrılan her şeyin üzerinde buluyor kendini...tekrar eski haline dönüyor hatta daha güçleniyor, güçlendikçe güçleniyor, odadaki her şeyi yemeye başlıyor, vahşileştikçe vahşileşiyor.

 

 

Enflasyonun sadece ekonomik bir durum olmadığını,insanda nasıl bir ahlaki çöküntü yarattığını, bunu bilen iktisatçılar bağıra bağıra anlatmaya 
çalıştı...olmadı.

Ben bunu şöyle yorumluyorum, İnsan'ın birinci temel amacı varlığını devam ettirmek, günümüzde hemen hemen herşey maddi olarak ölçülüyor yani tüm varlığımız...ve karşınızda tüm maddi varlığınızla savaşan, elle tutulmayan ruhani bir yaratık var, bir  süre sabredip sonrasında elinizdeki tüm imkanlar ile onla mücadele etmeye başlıyorsunuz,teslimiyeti seçmezseniz...

Gelelim FON krizi ile alakasına. 

Yaklaşık 500 bin kişinin etkilendiği, 20 milyar USD'lık fon krizinin arkasında bu motivasyon yatıyor.

 

 

250 bin kadar yatırımcı SPK'nın risk seviyesini 1 yada 2 olarak düşük riskli olarak adlandırdığı, piyasanın 3-5 puan yukarısında getiren Para Piyasası fonuna parasını parketmişti. TÜİK'in açıkladığı resmi enflasyonun üzerinde, ENAG'ın açıkladığı alternatif gerçekci enflasyonun altında bir getiri bu bahsettiğimiz...

 

 

Geri kalan yatırımcı, tamamen spekülatif, riskin farkında yada değil, yüksek riskli hisse senedi fonlarında. Aldığı risk ve getiri/götürü doğru orantılı.
Bu tip yüksek riskli enstrümanlara yatırım yapan yatırımcıların her türlü sürprize hazırlıklı olması şart. Finansal piyasalarda yatırım işi aynı zamanda bir davranış bilimi...yanlış bir enstrüman bile olsa yatırım yapan kişinin profili o krizi bir şekilde manen de madden de atlatıyor.

Şimdi piyasa dedikodularını bırakalım, işin mevzuat ve teknik tarafına bakalım.

 

 

SPK geçtiğimiz hafta yayınladığı bültende, 17.09.2026 13:30 tarihine kadar iletilen ve gerçekleşen satış emirleri dışında kalan fonların tasfiyeye dahil olduğu belirtti.

Bu güncel mevzuat ve uygulama ile şu demek oluyor;

Eğer bu fonlara ait satış emriniz Takasbank'a iletildi ve gerçekleşti ise siz alacaklı statüsünde oluyorsunuz, merkezi kayıt kuruluşunda fona ait satırda serbes değil de PBLK statüsünü görmeniz gerekiyor.

 

 

Bu durumda tasfiye sürecinin dışında borç alacaklısı statüsünde oluyorsunuz.
Yani siz, temerrüde girmiş bir borç alacaklısınız. 
Takasbank uygulamasına göre, para piyasası fonunu örnek verelim, alacağınız, ortalama para piyasası fon getirisinin 1,5-2 katı kadar bir faiz ile değerlendirilmek durumunda. Yani bu da yüzde 70-75  gibi bir temerrüt faizine denk gelmekte. SPK/Takasbank bu istisnai bir durum der, farklı bir uygulama yapar onu bilemem...

Bu süreçte Para Piyasaları fonu ne yazıkki işin en tatsız tarafı, bu alanı denetlemesi gereken ve bu fona ait düşük riski belirleyen kurumların, ne yazıkki bu fon şirketlerine fazlaca oyun alanı açtığını görüyoruz.

Halen piyasa profesyonellerinin anlayamadığı , para piyasası fonundaki hisse teminatlı ters repo işlemleri buna örnek...bunu şöyle açıklayalım:

Siz sahada futbol oynanacak diye topunuzu  hakem eşliğinde bir takıma emanet ediyorsunuz, adamlar sahadan o hakemlerin gözetimde çıkıp,sizin emanet futbol topunuzla golf oynuyorlar...bu olacak, kabul edilebilecek bir iş değil.

 

 

Önümüzdeki süreçte PBLK statüsünde olan fon alacaklıları tasfiye sürecinin dışında oldukları ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 79. maddesi kapsamında, sattıkların fonun anapara riski olmaksızın, Fonlardaki mutabakat süreçleri bittikten sonra en kısa sürede alacaklarını almaları gerekiyor, diğer fon alacaklıları ise kalan Fon varlığı ve pay sahipliği oranlarında 6 ay içinde alacaklarını tahsil edecekleri gözüküyor.  

 

 

Para piyasası fon sahiplerinin her kuruşunun korunması, ilgili Kurumlar için mevzuattan öte etik bir konu. 

Bu fon krizinin bir an evvel en sağlıklı ve adil şekilde sonuçlandırılmasını dileyelim...

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları